BİR GÜNDE TROMSØ /// Kutup Müzesi (PolarMuseet) – Roald Amundsen – Arctic Katedral – Tromsø Kütüphanesi

Sabah erkenden uyandık… Malum burda günler kısa, hava erkenden kararıyor. Tromsø’ yu gezmek için fazla vaktimiz yoktu…

Otelin altında bulunan restoranda keyifli bir kahvaltı yaptıktan sonra düştük yollara…

İlk iş olarak bir ayakkabıcıya gittik. Benim en çok korktuğum şey karda, buzda kayıp düşmek olduğundan çivili tabanlık aldık…

Çok pratik…

Esnek kauçuk malzemeden yapılmış, altı çivili bu aparatı takıyorsun ve karların üzerinde koşuyorsun, zıplıyorsun…

Nalları da taktığımıza göre Tromsø sokaklarını keşfe çıkabiliriz artık…

İkimiz de su gurubu burçtan olduğumuzdan mıdır nedir, genelde hemen su kıyısına atmak istiyoruz kendimizi…

Demiştim nallar zıplatıyor diye…

Bir yanda adalar, bir yanda fiyordlar, bir yanda küçük renkli evleriyle rüya gibi bir yer…

Kıyı boyunca yürüdük…

Otelden çıktığımızda hava soğuk ama kar yağmıyordu. Sonra ara ara yağmaya başlayınca çocuklar gibi sevindik… Kar yağmaya başlayınca hava da yumuşadı…

KUTUP MÜZESİ (PolarMuseet)

Bu bölgede yaşayan yerel halkın yaşamlarına dair bilgiler veren bu müzeye zaman ayırdık…

Çok detaylı hazırlanmış bir müze ama ben doldurulmuş kutup ayılarını, fokları ve diğer hayvanları görünce biraz kötü oldum…

Belki de yaşamlarını sürdürebilmek, yaptıkları av ve avcılığı anlatmak için böyle bir düzende sergilemek onlar için doğru ama beni farklı etkiledi…

Yine de bölgeyi tanımak adına gezdik Kutup Müzesi‘ ni…

Kutuplara giden gemiler, gemilerin içindeki her türlü eşyalar, seyir defterleri; zor şartlardaki seyirler ve buzullar arasında avlanmak ile ilgili kuzey kutbuna dair her türlü detaya yer vermişler…

ROALD AMUNDSEN

Müzede Norveçli kaşif Roald Amundsen’ e oldukça fazla yer verilmiş… Amundsen, kuzeyli olmasına rağmen Güney Kutbu’ na bayrak diken ilk denizci kaşif…

Ayrıca Atlas Okyanusu’ nu Büyük Okyanus’ a bağlayan Kuzey Batı Geçidi’ ni bulan kişiymiş…

Sonu pek hazin… Uçağı ile Kuzey Kutbu’ nda kaza geçiren arkadaşını aramaya gittikten sonra kendisinden haber alınamamış… Kuzey Buz Denizi’ ne düşüp ölmüş…

Müzede Sami ırkının yaşamlarına dair oldukça fazla bilgi var…

Bu arada “spiker” kelimesinin kuzeyden geldiğini, kelimenin köküne indiğimizde ise tane tane, birleştirici anlam taşıdığını öğrendik… Bildiğin çivi…

Şantiyedeki ustaya bir selam…

Bir de buradaki inşaatları kontrol edeyim dedim hazır gelmişken…

Bizde biraz yağmur yağdığında şantiyeye adam getiremezken burada adamlar yoğun kar yağışında büyük bir keyifle çalışıyorlar…

Fotoğraf çektiğimizi görünce pencereye çıkıp selam vermeyi de ihmal etmediler…

Soğuğa bağışıklılığın en güzel örneği bu olsa gerek…

Dünya gerçekten çok küçük….

Yanımızda getirdiğimiz sandviçlerimiz ve şarabımızla açlığımızı yatıştırırken bulunduğumuz yere gelen gençlerin Türkçe konuştuğunu duyduk.

Onlar da Kuzey Işıkları için gelmişler. Sohbet ettik… Murat’ ın gezginlerle gerçekleştirdiği radyo programı Gece Seyri nin de takipçileriymişler… Birlikte fotoğraf çekmediğimize üzüldük… Umarım ışıkları görebilmişlerdir…

Hadi karşı kıyıya geçelim…

Adayı ana karaya bağlayan köprülerden biri olan ve 1.036 metre uzunluğundaki Bruvegen köprüsünü yürüyerek geçmeye karar verdik… Köprünün başlangıç noktasına giderken kar pek yoktu…

Fakat köprünün ortalarına doğru başlayan tipi hatta resmen kar fırtınası bizi oldukça zorladı… Amacımız köprünün karşısında bulunan Arctic Katedral e gitmekti… Katedrale ulaştık ulaşmasına fakat gittiğimiz saatte kapalıymış…

Katedralin yakınında bir kafeye girip hem kahve içtik hem de biraz ısındık… Kafede açık olan bilgisayar ekranını görünce Murat’la birbirimize bakıp “yok artık” dedik… Ekranda bir Türk dizisi oynuyordu… Ben televizyon izlemediğim için dizileri bilmem ama oyuncuların tipinden hemen anlaşılıyordu. Murat diziyi bildi ve kafenin sahipleri ile hemen muhabbete girdi… Fas’ lılarmış kafenin sahipleri… Dönüş için taksi sorduğumuzda ben sizi götürürüm dedi ve arabası ile köprünün diğer tarafına kadar bizi götürdü… Ulaşım konusunda da şanslı mıyız neyiz…

Hava artık yavaş yavaş kararmaya başlamıştı… Pencerelerinden sızan sıcak ışıklarıyla, sahne dekorunu andıran binalarıyla Tromsø, tam bir masal şehrini anımsatıyordu…

Öyle bir masal ki, bütün insanlar çok değerli bu masalda.

İnsanlar kayıp düşmesinler diye bütün kaldırımlar alttan ıstmalıymış… Ne kadar kar yağarsa yağsın kaldırımlarda birikmiyor ve buz tutmuyormuş…

İnsana değer verilen masallarda (ülkelerde) insanın kendini mutsuz hissetmesi mümkün değilmiş…

Yolun karşısındaki bina Tromsø Kütüphanesi… Müthiş bir bina…

Tromsø Kütüphanesi

Bu kütüphaneden çıkmak istemez insan…

Bir parkta büyük kar kütlelerini görünce bir anlam verememiştik. Belirli aralıklarla kübik kar kütleleri sıralanmıştı. Hatta bazılarının etrafı kasalıydı…

Döndükten sonra öğrendim ki bu kar kütleleri kardan heykeller yapmak içinmiş…

Uluslararası Kar Festivali için hazırlanmış ve biz döndükten sonra bu gerçekleştirilmiş.

Her ülkeden sanatçılar bu kütleleri birer heykel haline getirmişler…

Bir kaç gün daha kalsak o muhteşem heykellerle karşılaşacakmışız…

Tromsø International Snow Festival 2016
Tromsø Katedrali

Artık yavaş yavaş Tromsø’ ye veda etme zamanımız gelmişti… Bize yaşattığı duygular için minnetarız…

Otele gidip valizlerimizi aldık ve Cemal’ i aradık… Cemal yarım saat sonra oteldeydi…

Tromsø Havaalanı kar içindeydi geldiğimizde… Kırmızı uçağımız hazır, bizi bekliyordu… Bizim havaalanlarında biraz kar yağdığında bütün uçaklar rötar yapar ve ciddi bir kaos yaşanırken burda her şey tıkır tıkır işliyor… Kar ile yaşamaya alışmış bir ülke olduğundan her şeyin önlemi alınmış, çözümü üretilmiş durumda… Uçak havalanmadan özel solüsyonlu sular ile yıkanıyor ve buz tutması önleniyor… Bizim ilk defa karşılaştığımız bu olayı videoya çektik…

Hoşçakal Tromsø… Bizi masalına dahil ettin ve renklerine buladın…

Gökten üç elma düşmüş, biri sevgilimin, biri benim, biri de senin başınaaa…

Sevgiyle,

Füsun Bay Canbay

Füsnot: Hani oralara kadar gittin başın göğe mi erdi diyenler olabilir. Evet… Dünyanın tepesine değdi başım…

Daha fazla bilgi ve fotoğraf için aşağıdaki adreslere tıklayıp takibe almanız yeterli… ?

A bir de paylaşım yaparsanız tam süper olur… ?

WEB SİTE takip için ABONE olmayı unutmayın http://fusyollarda.com/

YouTube kanalıma da ABONE olmayı unutmayın lütfen ?https://www.youtube.com/channel/UCbyV

İNSTAGRAM takip için https://www.instagram.com/fusyollarda/

FACEBOOK sayfa beğenisi için https://www.facebook.com/fusyollarda/

İLETİŞİM için :  info@fusyollarda.com

 

YOKSA KUZEY IŞIKLARI BİZE KIYAK MI YAPTI?

3 thoughts on “BİR GÜNDE TROMSØ /// Kutup Müzesi (PolarMuseet) – Roald Amundsen – Arctic Katedral – Tromsø Kütüphanesi

Yazı ile ilgili yorumlarınızı alabilir miyim? Benim için önemli... ;)