EVREN SESİMİ DUYDU! GÜNEY KORE / SEOUL /// ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ /// BONGEUNSA TAPINAĞI /// COEX AQUARIUM /// SEUL /// KORE BARBEKÜSÜ

SEOUL

Evrenle genelde aram iyidir ama şimdiye kadar hiç bu kadar çabuk geri dönüş yapmamıştı.
Ben yollarda olmayı ve gezmeyi severim ama beni bilen bilir nedense doğu, hele uzak doğu hiç ilgimi çekmez. Rotamı batıya çeviririm genelde…
Sevgilim, eşim Murat’ ın ise içten içe bir doğuya gidesi vardır. Bilirim… Murat’ ın babası bir Kore Gazisi. Yaşamında bir yıl yılını Güney Kore’de geçirmiş ve savaşmış. Hatta bir anısı var ki her dinlediğimde gözlerim dolar. Neyse ben burda anlatmayayım, siz bir ara Murat’ tan mutlaka dinleyin bence…
Ben de onun bu arzusu için Güney Kore araştırması yapmaya başladım yine gizliden gizliye. Uçak biletleri ve otel araştırmaları yapıyorum, bloglardan bilgiler alıyorum. Hatta bu araştırmalar sırasında çok değişik bir otel buldum gemi şeklinde.
Sun Cruise Resort and Yacht
Gangneung şehrinde bu ship hotel… Sun Cruise Resort and Yacht. Bir dağın tepesine böyle bir proje çok değişik geldi bana. Fiyatları da makuldü. Oradan da şehitliğin olduğu Busan şehrine geçeriz diye bir gün boyunca sabahtan akşama kadar bu planlarla uğraştıktan sonra gece saat 12 de kardeşim Figen aradı beni…
Ne sorsa beğenirsiniz… “Abla biz Eylül’ de Shanghai’ a gideceğiz bizimle gelir misiniz? Serkan’ ın işleri var, biz de gezeriz. Ama öncesinde Güney Kore’ ye Seoul’ e gitmemiz gerekiyor…(!) Biletleri acil ayarlamamız lazım, hemen bu gece cevap verin…”
Eveeet… Çok temiz kalpliyim biliyorum.
Bu sefer biraz abarttım galiba… Eeeee… Yol uzun…
Olan bitenden haberi olmayan Murat ise şaşkın tabii… Bir de ondan canlı yayın yaptığı sırada cevap istiyoruz. Tamam dedim Figen’ e ve o gece biletlerimiz alındı… Bir şartım vardı; Busan’ a şehitliğe de gidecektik… Teşekkürler Evren ve tabii ki teşekkürler Figen
Yolumuz uzun, zaman kısa… Hemen hazırlıklar yapıldı, valizler hazırlandı…
18 Eylül günü Atatürk Havalimanı’ nda buluştuk.
Yaklaşık 10 saatlik uçak yolculuğu nasıl geçti anlamadım. Yol uzun, rahat edelim diye biletlerimiz businessdan alınmış. Bir izzet bir ikram. Türk Hava Yolları gerçekten Avrupa’ nın en iyisi bence de… Bunu hak ediyor.
Evrenin kulağına fısıldadığı Figen… Canım kardeşim…
Uçağa biner binmez bir izzet bir ikram şampanyalar, viskiler havada uçuşuyor. Derler ki, bir kez business class’ta uçarsan, bir daha ekonomi sınıfında hiç mutlu olamazsın. Yandık desenize…
Bulutların üzerinde mum ışığında yemek keyfi yapıyorsun, hem de porselen tabaklar cam bardaklarla. Menüde yok yok…
Uykun geldiğinde bohçanı istiyorsun gelip senin yatağını yapıyorlar. Mışıl mışıl uyuyorsun…
Uçmayı zaten çok seviyorum, bu yol hiç bitmesin istedim…
Yolculuğumuzun sonunda Seoul’e geldiğimizde kendimizi yoğun bir trafiğin içinde bulduk. Otelimiz Gangnam semtinde. Bir dönem şarkısı ile çok meşhur olan Gangnam, çok yüksek binaların bulunduğu yeni yerleşim yerlerinden. On üçüncü kattaki otel odasından aşağıya baktığımda, 7-8 şeritli caddelerin kesiştiği, düzenli bir trafiğin aktığı, arabaların oyuncak gibi gözüktüğü bir noktada olduğumuzu gördüm. Benim gibi yirmi yıldır iki katlı evlerin olduğu yerde yaşayan biri için bu kuşbakışı görüntü çok enteresandı. Pencerenin yanında içtiğim yorgunluk kahvesi resmen başımı döndürdü…
Seoul yüksek binalar ve gökdelenler şehri… Saray ve tapınakların dışında tarihi bir yapıya rastlamıyorsunuz… Sanırım 50 lerde yaşanan savaş sonucu…
Fakat çok güzel bir uygulama var Seoul’ de; yapılan her gökdelenin kapısının önüne bir heykel yaptırılması şart koşulmuş… Caddede yürürken sanat galerisi gezer gibisiniz…
G. Kore ile ilişkiler içinde olan bir arkadaşımıza oraya gideceğimizi söyleyince “Bizim Kaan size her konuda yardımcı olur” demişti. Kaan aslında Kore’ li. Adı da Danbi Kim… Uzun zaman ailesinin işi dolayısıyla Türkiye’ de yaşamış ve mükemmel Türkçe konuşan güler yüzlü şirin bir çocuk KaanSeoul’ de üniversitede okuyor.
Kaan, biz onu arar aramaz kaldığımız otele geldi ve hadi gidiyoruz dedi. Kendi gibi şirin arkadaşlarını da alıp İnsadong’ a gitmek üzere metroya bindik. Seoul’ de ulaşım için metro bir numara. Kaldığımız otelin hemen kapısında bile durak vardı…
İşte adamım… Mavi Bey
Güney Kore, kültürüyle, insanıyla, dili ve yemekleri ile o kadar farklı ki diğer gördüğüm ülkelerden, ilk defa gerçekten yabancı bir ülkede hissettim kendimi.
Ama yanlış anlaşılmasın, kendimi hiç de yabancı hissetmedim. Güney Kore için Türkiye’nin ve Türklerin önemi çok fazla. 1950’de yaşanan Kore savaşında Türkiye’nin verdiği destek yüzünden biz Türklere minnet duyuyorlar. Ve bu duyguyu o yıllardan beri yaşıyorlar. Türk olduğumuzu söylediğimiz her yerde bunu başlarını öne doğru eğerek, gülümseyerek gösteriyorlar.
Hepsi zaten çok güler yüzlüler. “Siz olmasaydınız biz olmazdık” sözünü duymak, kendinizi bulunduğunuz yerde hiç yabancı hissettirmiyor…
SEOUL ULUSLARARASI ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ
Seoul Ulusal Çağdaş Sanatlar Müzesi
Küçük kafelerin olduğu, el sanatlarının sergilendiği oldukça eğlenceli sokaklardan oluşan ve bizim İstiklal Caddesi’ ni andıran İnsadong’ dan yukarı doğru ilerleyince Seoul Uluslararası Çağdaş Sanatlar Müzesi’ nin girişindeki Art Deco bina ilgimi çekti ve hep beraber kendimizi müzenin içinde bulduk.
İşte benim için mutlu anlardan biri…
Müze, girişindeki dev proje ile bizi içine çekti… Seoul genç mimarlar proje yarışmasının uygulamaya değer bulunan projesi…
Projenin mesajı ise; sert köşeli sınırlar yerine, toplumların yumuşak kıvrımlı sınırlar içerisinde birbirlerine kaynaşması ve bir bütün oluşturması…
Bence bu mesajı herkes almalı…
Neredeyse yarışmaya katılan tüm projeleri inceledim…
Hadi benim mesleğim, bundan keyif alıyorum ama 2 si çocuk 6 kişi de benim gibi keyifle gezdiler sergiyi…
Diğer salonları da gezdikten sonra hepimize iyice yorgunluk çöktü. Eee… Kolay mı, 10 saat uç, gel burda sokak sokak gez, bir de üzerine sanat galerisi gez… Hem yorulmuş hem de acıkmıştık.
Kaan’ a bizi onların yerel yemeklerinin olduğu bir yere götürmesini rica ettik. Özellikle turistik ve lüks olmayan, yerel halkın gittiği bir yer olmasını tercih ettiğimizi söyleyince hemen atladık taksiye.

KORE BARBEKÜSÜ

Kore Barbeküsü
Seoul’ de bizdeki kendin pişir kendin ye mantığında, ocakbaşı tadında masalarda herkes kendi etini kendi pişiriyor. Buna Kore Barbeküsü diyorlar… Masanın ortasındaki yuvarlak mangalın altındaki hazneye korlar konuyor ve çeşit çeşit etler, soğan, mantar vs üzerinde pişerken aynı anda masaya getirilen sos, Kimchi (bir nevi turşu) ve bilimum otlarla birlikte hem değişik lezzetler tadıyorsunuz hem de mangal keyfi yapıyorsunuz…
Tabii yanında da yerel içkileri Soju’ yu yudumluyorsunuz…
Genelde masaların üzerlerinde her masaya ayrı bacalar oluyor. Bizim gittiğimiz yerde yoktu, üzerimiz biraz koktu tabii ama hiç önemli değil… Çok güzel, çok değişik tatlar deneyimledik…
BONGEUNSA TAPINAĞI
Seoul World Trade Center
Ertesi sabah biz biraz erken çıktık otelden ve tapınakta buluşmaya karar verdik. Çocuklar biraz dinlensin dedik… Aaa… Bu arada Figen’ in biri 9 diğeri 4 yaşlarındaki iki çocuğu, yani benim canım yeğenlerim de bu gezide bizlerle. Çocukla gezmek zor diyenlere bir sözüm var. Hiç değil. Tabii gezi programına onların da ilgisini çeken rotalar yerleştirdik…
Otelin hemen karşısında, Kore’ nin ticaret ve kültür merkezi Coex Expo bulunuyor. Bir çok fuarın gerçekleştiği bu fuar büyük bir alanda ve oldukça hareketli…
Seul‘un en büyük tapınaklarından biri Bongeunsa, Coex Expo’ nun karşısında, yüksek binaların arasında yemyeşil büyük bir parkın içinde bulunuyor.
Bongeunsa Tapınağı
Bu tapınak Kore Budizmi için de büyük önem taşıyor ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor.
Bongeunsa Tapınağı
Büyüklüğünün yanı sıra beni etkileyen ahşap üzerine renkli bezemeler oldu…
O kadar güzeller ki kafam hep yukarıya bakarak dolaştım…
Tapınağın tavanında bulunan renkli fenerlerden birini seçip dileğinizi ve isminizi bu fenerlere yazdırabiliyorsunuz…
Kim bilir ne dilekler var evrene gönderilen

 

Kiremit altı dilekler
Ayrıca tapınakta yeni yapılacak olan bölümün siyah kiremitlerinin üzerine herkes bağış yaparak iyi niyetlerini ve dileklerini yazıyor…
İnşaat sırasında bu kiremitler bizdeki gibi değil, ters döşeniyor. Yazılar sonsuza kadar tapınağın üzerinde kalmış oluyor…
Herkesin tüm dilekleri gerçek olsun…
Bakmayın öyle aynı boyda gözüktüğümüze. Arkamdaki Budha’ nın boyu 23 metre ve özel bir Taştan yapılmış..,
Buda ile, rahip ve rahibelerle vedalaştıktan sonra tapınaktan ayrıldık. Çocuklara sözümüz var. Akvaryuma gideceğiz. Bizimle birlikte o kadar güzel ve sorunsuz gezdikten sonra kesinlikle hak ettiler… Laf aramızda ben de çok merak ediyorum…
SEOUL COEX AQUARIUM 
Seoul Coex Akvaryum
İçinde 600 türden 40.000 muhteşem deniz canlısını barındıran Seoul Coex Akvaryum‘u mutlaka görmeniz lazım…
Çocuklarla geçirdiğimiz muhteşem güzel bir gezi oluyor…
İşte burdaymııış mavi balııık…
Akvaryum gezisi sırasında Serkan bizden ayrıldı. O işleri için önceden Shanghai’ ye gidecek. Biz de sabah Busan’ a gidip 2 gece kaldıktan sonra Shanghai’ ye geçeceğiz ve orda buluşacağız…
Yola çıkmadan önce görmemiz gereken yerleri not almıştım. En son sırada 63 binası var… Kore’ nin ilk gökdeleni. Her katında ayrı bir aksiyon ve 63. katta nefis bir Seul manzarası…
Taksiye atlayıp 63 e çek diyoruz… Şoförler İngilizce de bilmedikleri için anlaşmamız biraz zor oluyor tabii.
Telefonlarımızdaki haritalardan gideceğimiz yeri gösterip derdimizi anlatabiliyoruz…
Sonunda istediğimiz yere geliyoruz gelmesine de binada tadilat olduğunu öğrenmemiz keyfimizi biraz kaçırdı. Sadece 57. kattaki İtalyan restaurantının açık olduğunu söylüyor görevli. Oraya kadar gitmişiz hiç olmazsa 3 kat aşağıdan da olsa manzarayı izleyelim dedik. Yok yok yanlış yazmadım… Bina aslında 60 katlıymış, en üst kata 63. kat diyorlar. Ben de anlamadım, araştırdım bulamadım, bilen varsa söylesin meraktayım…

Hoşçakal Seoul…

Sabah Seoul havaalanından Busan’a uçtuk. Busan ile ilgili yazı için tık EVREN SESİMİ DUYDU! GÜNEY KORE / BUSAN

Seoul Havaalanı
—————————————–

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Füsnot: Çok klasik olacak ama Uzak Doğu çok uzak değil. Benim gibi önyargılı olmayın gidin. Bir de Evren‘ i es geçmeyin. Mutlaka duyar…

Daha fazla bilgi ve fotoğraf için aşağıdaki adreslere tıklayıp takibe almanız yeterli… ?

A bir de paylaşım yaparsanız tam süper olur… ?

WEB SİTE takip için ABONE olmayı unutmayın http://fusyollarda.com/

YouTube kanalıma da ABONE olmayı unutmayın lütfen ?https://www.youtube.com/channel/UCbyV

İNSTAGRAM takip için https://www.instagram.com/fusyollarda/

FACEBOOK sayfa beğenisi için https://www.facebook.com/fusyollarda/

İLETİŞİM için :  info@fusyollarda.com

1 thought on “EVREN SESİMİ DUYDU! GÜNEY KORE / SEOUL /// ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ /// BONGEUNSA TAPINAĞI /// COEX AQUARIUM /// SEUL /// KORE BARBEKÜSÜ

Yazı ile ilgili yorumlarınızı alabilir miyim? Benim için önemli... ;)